Karabük….kentler kuran kent… Cumhuriyet kenti…
Genç Türkiye Cumhuriyeti sanayileşme hamlesini Karabük’ten başlattı…13 hanelik mahallede Karabük kentini kurdu…Karabük’te kendine aktarılan milli sermayenin karşılığını fazlasıyla verdi…Uzun yıllar boyu ulusal endüstrinin lokomotifi oldu.
Demir Çelik’in yüksek fırınlarında yıllarca eriyen cevherler yanan kömürler tüm ülkeyi inşa etti…Karabüklülerin alın teri, emeği, fedakarlığı Türkiyemize güç kattı…Kaç kuşak Karabüklü ağır sanayinin ağır şartlarının izlerini taşıdı yüreğinde yüzünde, ruhunda..
Şimdi sormak ve övünmek hakkımız…
Türkiye’de, uzun yıllar Karabük Demir Çelik ürünü kullanılmadan konut ya da işyeri yapılabildi mi?…ya köprü, liman, fabrika…
Günümüzde, hala damı akmayan nice evde, aşılan her köprüde, varılan bir çok limanda Karabüklünün damgası vardır…
Hangi ile gitseniz Karabük’ten izler görebilirsiniz . Bugün ihracat hacmiyle gurur duyduğumuz sanayimizi ve alt yapısını Karabük kurdu. Özelleştirme geliriyle hazineye büyük katkı yapan Erdemir’e Karabük Demir Çelik Fabrikası öncülük etti. İskenderun Demir Çelik Fabrikasında da onun imzası var…
1990’lar Demir Çelik Fabrikasının dolayısıyla Karabük’ün de kaderinin değiştiği yıllar oldu…..Fabrikamız kapatılmak istendi..direndik..Farklı bir modelle yöre halkına devredildi…Bundan sonrasını birlikte yaşadık..Bir kente yönelik vefasızlığın kadirbilmezliğin hüznünü de; biraraya gelen bir kentin yaşam kaynağını korumasının heyecanını da.
Zaman kendi hükmünü sürüyor…Karabük de bu zamana uymak, zamanın ruhunu yakalamak zorunda…Fabrikanın kapatılmak istendiği yılları belki geride bıraktık… Ancak ulusal ve uluslar arası düzeyde kalkınma ve gelişme için rekabet daha da artmış durumda…
Karabük artık 40’ların, 50’lerin, 60’ların yüksek büyüme oranının çok uzağında; hatta nüfusu azalan iller arasında; yani Karabüklü iş aş için göç eder hale geldi…
Oysa, Karabük, güçlü ağır sanayisi, yüksek turizm potansiyeli, geniş orman alanları, gelişen tekstil sektörü ve yeni kurulan üniversitesiyle büyük bir ışık saçıyor…Bu ışığın hepimizi ve ülkemizi aydınlatması da birlikten, dayanışmadan geçiyor..Gelecek güzel günler ancak her Karabüklünün omuz vermesiyle sağlanabilecek…
Sızlanma…yakınma..kurtarıcılar bekleme lüksümüz yok…Yeni yüzyıl Karabük yüzyılı olmalı..Karabük ülkenin en gelişmiş illeri arasında yer almalı… Ülke kalkınmasının yeniden itici gücü olmalı.
Biz Ankara’da yaşayan Karabüklüler olarak bu bağlamda sorumluluk almaya ve elimizden geleni yapmaya söz veriyoruz..
Karabük İli Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği son Genel Kurulunda bu hedefleri taşıyacak bir yönetim oluşturdu..
Dernek kurullarında mesleklerinde büyük başarılar elde etmiş, ülkemize büyük hizmetler vermeye devam eden isimler yer alıyor. Çok sayıda nitelikli hemşerimizi Derneğimize kazandırdık. Dernekcilikte yeni bir dönem başlattık, yeni bir sayfa açtık.. Tıpkı yazımızı kaleme aldığımız ve yeni hizmete giren bu web sayfası gibi. Bu dönemde internetin imkanlarını da Karabükümüz için kullanacağız…
Ankara’daki Karabüklülerin dayanışmasının ötesinde Karabük’ün gelecek vizyonu öncelikli gündemimiz olacak. Yeni oluşturduğumuz strateji merkezimiz Karabük’ün sorunlarına ele alacak ve çözümler üretecek. Çözümler projeye projeler hayata nasıl geçirilecek sorusuna cevap aranacak. Ankara’daki kamu ve özel kuruluşlar nezdinde Karabük’ü her zaman gündemde tutacağız.
Karabükspor yeniden süper ligde mücadele edecek. İlimizi ekonomide de süper lige taşıma mücadelesine herkesi katılmaya çağırıyoruz…
Yolumuz açık olsun